Başlangıç (İnception)

FELSEFE

Deniz Vardal

5/9/20265 min read

"Zihninize fikirler girdi mi bunlardan kurtulmak imkansızdır. En güçlü parazit fikirdir. Güçlü ve bulaşıcıdır." Inception, söylemini en başta bu cümlelerle verir. Filmin başından sonuna kadar fikirlerin değişiminin karakterlerin hayatlarında nelere yol açtığı gösterilir. Zaman algısı ve manipülasyonu üzerinde çok fazla durulmuştur. Rüyalar arası paralel kurgular, zamanın ve mekânın hissedilmesi amacıyla kullanılmıştır. Rüyalar sırasında suyun varlığı, zamanın akışını anlatmak için bir araçtır. “Slow Motion” (yavaş çekim) ile suyun akışının yavaş gösterilmesi yukarıdan akan suyun tepeden, yani üst gerçeklikten çağrılma anlamlarına gelmesi veya çatışma sahnelerinde suyun kar formunda, kristalleşmiş haliyle görülmesi, yaşanan olayların görsel yansımalarıdır.

Zihnin kendini yok edemeyeceği, rüyada "ölünmez" denilerek anlatılır. Ancak zihin rüyada da kendine acı çektirebilir. Acı sinyalleri psikolojik gerekçelerle de hissedilir. Kişinin öz kıyımı bu sebeple psikolojik değil, toplumsal bir cinayet olarak anlatılır. Karakterin küvete düşmesinin rüyada binanın tamamının suyla dolması olarak gösterilmesi, gerçekliğin bilinçaltında bıraktığı travmanın ağırlığını ortaya koyar. Müzik kullanımının diegetik tercihi çok katmanlıdır. Müzik; bize, karaktere ve rüya dünyasının gerçekliğine aynı anda yankılanır.

Gilles Deleuze ve Totem

Topacın (totemin) dönüşü, zaman-imge ile hareket-imgenin aynı anda kullanılışıdır. Topaç, zamanın kırıldığını simgeleyen anahtar nesnedir. Film boyunca bir hareket-imge gibi kullanılarak bizi olay örgüsüne bağlar ve bir navigasyon aracı işlevi görür. Ancak finalde devrilip devrilmediğini görmediğimiz o an, nesne tamamen bir zaman-imgeye dönüşür. Artık o sadece dönen bir metal parçası değil "gerçeklik nedir?" sorusunun cevabının askıda kaldığı, sanal ile gerçeğin ayırt edilemez olduğu bir boşluktur.

Cobb’un Parazitleri

"Filmin başında vurgulanan 'parazit fikir' teması, Fischer operasyonuyla harekete geçirilir. Cobb’un kendi zihni de babasının ektiği 'gerçekliğe dön' düşüncesiyle kendisinin fikri değil parazit bir fikirdir. Cobb, Fischer’a bir fikir empoze etmeye çalışırken aslında kendi zihnindeki babalık otoritesi ve suçluluk duygusuyla çıkar çatışması halindedir. Babasının gerçeklik çağrısı, Cobb için rüya katmanları arasındaki etkiyi yaratır. Burada söz konusu olan sadece mekânsal bir yer değiştirme değil, babanın temsil ettiği yasal ve toplumsal düzene geri dönüş vaadidir."

Ariadne ve Yunan Mitolojisi

Ariadne, filmlerde kahramanın yancısı yol arkadaşı olan kadın kahramandır. Aynı zamanda Cobb’un mentörü olma rolündedir. Eames gibi arkadaşlarının da varlığı yadsınamaz. Ancak Cobb’un hayatına doğrudan Ariadne kadar etki etmezler. Yunan mitolojisindeki temsilinde Ariadne, Girit Kralı Minos'un kızıdır. Kral, Minotaur adındaki canavarı hapsetmek için karmaşık bir labirent inşa ettirmiştir. Kahraman Theseus bu labirente girip canavarı öldürmeye gönüllü olduğunda, Ariadne ona yardım eder. Ariadne, Theseus'a labirentten geri çıkabilmesi için bir yumak kırmızı iplik verir. Theseus bu ipliği takip ederek yolunu bulur. Filmde Ariadne, Cobb için labirentleri (rüya katmanlarını) tasarlayan mimardır. Cobb rüya dünyasında kendi suçluluk duygusu ve projeksiyonları arasında, özellikle eski karısı Mal ile kaybolduğunda Ariadne ona rehberlik ederek gerçekliğe giden yolu bulmasını sağlar. Mitolojide bu yardımı aşkı için yaparken, filmde herhangi bir çıkarı olmadan yapar. Bir neden aranırsa macera istenci bir çıkar sayılabilir.

Tatlı Rüya Simülasyonu ve Acı Gerçeklik

Filmde rüya bir gerçeklik simülasyonu gibi anlatılmaktadır. Gerçeklik ile ideal olan arasında seçim yapmak, simülasyon teorisinin felsefi sorunsalıdır: "Acı veren gerçek mi, mutlu bir yalan mı?" Cobb, Mal ile bu fikirde ayrı düşmüştür. İntiharından önce yaptığı hukuki anlaşma, karısının gerçeklik karmaşasında değil, doğrudan yalan mutluluğu seçtiğinin işaretidir. Zannettiğimiz anda Cobb, Mal'ın aklına o anki görevde yaptıkları gibi, şüphe ektiğini itiraf eder. Burada özgür irade ve etik sorgulamasına girilir. Bir eşin sahip olduğu sorgulamaları partneriyle paylaşması normalken, bunu kendi çıkarları lehine bir silah olarak kullanması kişiyi katil zanlısına dönüştürmektedir. Cobb da bu nedenle kendini suçlamaktadır.

Mal ve Ontoloji

Cobb ve Mal varoluşsal sorunlarını çözememiş, gerçekliğe dönme mücadelelerinin sonu iyi bitmemiştir. Mal, içine düştüğü gerçeklik şüphesini kaldıramamış ve bu şüphelerden kaçışın tek yolunun intihar olduğunu düşünmüştür. Burada, Descartes’ın kendisini yanıltmaya çalışan 'kötü cin' (evil demon) metaforu ve metodik şüphe aracılığıyla kendi varlığını ispatladığı Meditasyonlar eseri akla gelebilir. Kötü cin meditasyonlarda, Descartes’ı gerçeklikten koparmak adına elinden gelen her şeyi yapan iradedir. Cobb, gerçeğe dönme isteği uğruna Mal’ın zihnini parazitlendirmiştir. Mal, kocasının empoze ettiği bu güçlü şüphe duygusunun pençesindedir. Bir bakıma Mal’ın 'kötü cini' bizzat kocası Cobb’dur. Ancak Mal, Descartes’ın aksine, şüphe aracılığıyla kendi varlığını kanıtlayamamış rüya ile gerçeklik arasında derin bir varoluşsal bunalım yaşayarak, trajik bir biçimde kurtuluşun ancak ölümle mümkün olacağına inanıp intihar etmiştir. Mal’ın intihar sahnesinde pencereden iple sarkması ile Cobb’un sahnesinde sandalyeden düşmesi arasında görsel bir gönderme kurulmuştur. Film boyunca izlediğimiz rüyadaki Mal, Cobb'un travmasıdır. Aralarında geçen diyaloglar Cobb'un terapi, farkındalık ve iyileşme süreçleridir. Filmin sonunda Mal’a dair eksik kalan düşüncelerini öldürür. Bu eylem, Mal’ın rüyadaki fiziki ölümüyle tasvir edilir.

Ölüm Dürüstlüğü

Fischer, babasıyla yaptığı ölüm konuşmasında, ölüme yaklaştıkça gelen dürüstlüğün bir tekrarını üretir. Ölüm dürüstlüğü ve kasanın içinden çıkan rüzgâr gülü çocukluğu, saflığı ve eksik kalmış baba-oğul ilişkilerini yansıtır.

"+Hani birlikte bir ömür geçirecektik?”

“-Geçirdik zaten, hatırlamıyor musun?"

Gerçeklikte ne yaşanırsa yaşansın, insan bilinç düzeyinde bir sonuca erdiyse olayların gerçeklikte sonuca bağlanmasına gerek olmadığı anlaşılmaktadır. Finaldeki sonun karakter gelişimindeki değişim farkının ideolojik mesajı burada verilir. Cobb, başta Mal ile mutlu anları pahasına gerçekliğe dönmeyi seçmesine rağmen, onu "öldürüp" onsuz bir yalanı yaşamaya başlar. Finaldeki totemin dönmeye devam etmesi de buna işaret etmektedir. Cobb çocuklarının yüzlerini görmüştür ve bu mutluluk onun için yeterlidir. Sonrasında dönüp bakmaması, “mutsuz gerçekten” “mutlu yalana” geçtiğinin bir işaretidir.

Siyah ekranın manidar zamanlaması, seyircinin tıpkı filmdeki karakterlerin konumunda olduğu gibi, benimsediği ideolojiler sebebiyle filmden farklı etkilenmesini ve farklı beklentilere girmesini sağlar.

Son olarak film basit bir bilim kurgu, soygun veya mafya hikâyesi değildir. Felsefi ve psikolojik yorumlara açık bir ana akım yapıttır. Finalin belirsizliğinden dolayı açık yapıt özelliği gösterir.